17 Mart 2013 Pazar

Yarım Elma Gönül Alma

-->
Bir tüketici hikayesinde daha başbaşayız; şanssız bir tüketicinin hikayesi tabiki. Beş yıl boyunca kullandığım Mac Book’um bir defa bile tamirci yüzü görmezken, bu sebeple düşünmeden aldığım MacBook Pro’m ilk iki ayında 2 kez tamirci gördü. Orasını burasını sevdiğim birgün akra kapakta çıkan sivilceye gözüm takıldı. Sivilce demekle abartmıyorum, bir mini tümsekçik. Ezilme, göçme ya da yamulma değil, fışkırma. Bu zavallı mahlukat güzel olduğu kadar da sinir bozucuydu. Bir yıllık ekstra sigorta yaptırmış olduğum bilgisayarımla sinir içinde yollara düştüm. Bağdat caddesindeki pupa mağazasına yaklaşırken önce karşısındaki kafede bir kahve içeyim, bilgisayarımın içindekileri harici belleğe atayım filan derken mağazanın tadilatta olduğunu gördüm. Allahım, kapalıydı! Sonrasında üst kattaki geçici mağazaya yönlendirmeyi görsem de panikten çıkacak gibi atan kalbimi susuturup kahve planıma dönemedim. Ya ben kahve içerken orası da kapanırsa! Hemmen daldım apartmana, transfer işlemlerimi mağazada gerçekleştirdim. Sivilcenin muayenesinde, içerdeki bir vidanın gevşemesi nedeniyle oluştuğu ortaya çıktı ama gene de servise yollanmasına karar verildi. Ah kalbim. İki gün içinde aranma sözü alarak çıktım ama iki gün sonra aranmamıştım. Ben aradım. Detaylı tetkikte bilgisayarın üzerine oturmuş olduğumu tespit ettiler. Bu tespitin yaratıcılığı karşısında ancak saygı duyabilirdim. Garanti kapsamında olmamasına rağmen benim memnuniyetim için bir defaya mahsus kapağı değiştireceklerini söylediler, ama beklemem gerekiyordu. Bu arada bilgisayarımı alabilirdim. Sigortadan bahseden bile yoktu. 2-3 hafta sonra telefon geldi, Kozyatağı’ndaki servise gittim. Servis bembeyazdı, hastane gibiydi. Çocuğu doktora götürmüş gibiydim. Sivilce dışında harddiskten usul usul gelen tıktıktıktık sesinden bahsedip iyice manyak olduğumu ortaya koydum. Artık sakınıyordum ve her çöp gözüme batıyordu. Sesin hareket sırasında olmasının normal olduğu söylendi. Ancak duruken olduğunu ifade ettiğimde sessizlik oldu, ben şu kapağı bir değiştireyim, dendi. Kapak değişti, sivilce hakkın rahmetine kavuştu, harddisk kendine muatap bulamadı. Ben de kapak değişiminin her defasında bana bir lütuf gibi anlatılmasından hoşlanmadığımı, zaten 1 yıllık ekstra sigorta aldığımı anlattım. Alırken kendim düşürsem bile geçerli olacağı vaadedilen sigortanın kapsamını incelemem tavsiye edildi. Az önce yazmayı unuttuğum, bu defa üst kapakta tespit edilen darbe için bundan faydalanıp faydalanamayacağımı araştırmam da önerildi. Bu darbe ekran ve klavyenin birleştiği yerde benim nasılsa görmediğim ama feci derecede ben burdayım diye bağıran bir yamulma şeklindeydi! Ben de her gittiğim yerde aşırı feedback veren biri oluşumu bozmadım ve adama eski MacBook’umu 5 yıl içinde bir kez bile tamire vermediğimi, Pro’nun ise daha ilk ayında yamulup yumulduğunu anlattım. Adam da beni bu eletronik işleri böyle, biraz da şans işi diyerek uğurladı.