Bir tüketici hikayesinde daha başbaşayız; şanssız bir tüketicinin hikayesi
tabiki. Beş yıl boyunca kullandığım Mac Book’um bir defa bile tamirci yüzü
görmezken, bu sebeple düşünmeden aldığım MacBook Pro’m ilk iki ayında 2 kez
tamirci gördü. Orasını burasını sevdiğim birgün akra kapakta çıkan sivilceye
gözüm takıldı. Sivilce demekle abartmıyorum, bir mini tümsekçik. Ezilme, göçme
ya da yamulma değil, fışkırma. Bu zavallı mahlukat güzel olduğu kadar da sinir
bozucuydu. Bir yıllık ekstra sigorta yaptırmış olduğum bilgisayarımla sinir
içinde yollara düştüm. Bağdat caddesindeki pupa mağazasına yaklaşırken önce
karşısındaki kafede bir kahve içeyim, bilgisayarımın içindekileri harici
belleğe atayım filan derken mağazanın tadilatta olduğunu gördüm. Allahım,
kapalıydı! Sonrasında üst kattaki geçici mağazaya yönlendirmeyi görsem de
panikten çıkacak gibi atan kalbimi susuturup kahve planıma dönemedim. Ya ben
kahve içerken orası da kapanırsa! Hemmen daldım apartmana, transfer işlemlerimi
mağazada gerçekleştirdim. Sivilcenin muayenesinde, içerdeki bir vidanın
gevşemesi nedeniyle oluştuğu ortaya çıktı ama gene de servise yollanmasına
karar verildi. Ah kalbim. İki gün içinde aranma sözü alarak çıktım ama iki gün
sonra aranmamıştım. Ben aradım. Detaylı tetkikte bilgisayarın üzerine oturmuş
olduğumu tespit ettiler. Bu tespitin yaratıcılığı karşısında ancak saygı
duyabilirdim. Garanti kapsamında olmamasına rağmen benim memnuniyetim için bir
defaya mahsus kapağı değiştireceklerini söylediler, ama beklemem gerekiyordu.
Bu arada bilgisayarımı alabilirdim. Sigortadan bahseden bile yoktu. 2-3 hafta
sonra telefon geldi, Kozyatağı’ndaki servise gittim. Servis bembeyazdı, hastane
gibiydi. Çocuğu doktora götürmüş gibiydim. Sivilce dışında harddiskten usul
usul gelen tıktıktıktık sesinden bahsedip iyice manyak olduğumu ortaya koydum.
Artık sakınıyordum ve her çöp gözüme batıyordu. Sesin hareket sırasında
olmasının normal olduğu söylendi. Ancak duruken olduğunu ifade ettiğimde
sessizlik oldu, ben şu kapağı bir değiştireyim, dendi. Kapak değişti, sivilce
hakkın rahmetine kavuştu, harddisk kendine muatap bulamadı. Ben de kapak
değişiminin her defasında bana bir lütuf gibi anlatılmasından hoşlanmadığımı,
zaten 1 yıllık ekstra sigorta aldığımı anlattım. Alırken kendim düşürsem bile
geçerli olacağı vaadedilen sigortanın kapsamını incelemem tavsiye edildi. Az
önce yazmayı unuttuğum, bu defa üst kapakta tespit edilen darbe için bundan
faydalanıp faydalanamayacağımı araştırmam da önerildi. Bu darbe ekran ve
klavyenin birleştiği yerde benim nasılsa görmediğim ama feci derecede ben
burdayım diye bağıran bir yamulma şeklindeydi! Ben de her gittiğim yerde aşırı
feedback veren biri oluşumu bozmadım ve adama eski MacBook’umu 5 yıl içinde bir
kez bile tamire vermediğimi, Pro’nun ise daha ilk ayında yamulup yumulduğunu anlattım.
Adam da beni bu eletronik işleri böyle, biraz da şans işi diyerek uğurladı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder